pek kişisel dışavurum mecrası...

Gerçeğe sahip çık!

çünkü “gerçek devrimcidir”*.

*Fidel Castro

“dos moi pou sto kai kino tayn gayn” - archimedes

“dos moi pou sto kai kino tayn gayn” - archimedes

ağır çekim

“Hızla irtifa kaybediyoruz, ağırlıklardan kurtulmamız lazım!”

i fought in a war

i fought in a war, and i didn’t know where it would end
it stretched before me infinitely, i couldn’t really think
of the day beyond now, keep your head down pal
there’s trouble plenty in this hour, this day
i can’t see hope i can’t see light

belle & sebastian

eskişehir notları

(09.03.2009)

  • eskişehir güzel bir şehir.
  • barlar sokağı çok güzel olmuş. öğrenciler içmekten ders çalışamıyorlar bence.
  • kitle değişmiş, bol hipster var. ve erasmus öğrencisi.
  • pino hala dünyanın en iyi hamburgerini yapıyor.!
  • yeşil taş fırın’a enflasyon işlemiyor. 2,25’e tavuk döner mi olur?
  • ledli pano satan şirket iyi pazarlama yapmış, bissürü dükkanda var.
  • insancıl bahçe kitaplarını seviyoruz!
  • “dj club” hala açık! artık sadece oyuna dökmüşler işi, adı kalmış yadigar.
  • “grand opening”ler, “striptease show”lar? ahlak sükut etmiş.
  • yine sonbahar’da ayaz..
  • “titanik 4” duruyor, ruhu kayıp.
  • “harabe” hep vardı, evren yok olduktan sonra da var olmaya devam edecek.
  • ha, dershaneler sokağı!
  • hesabı kasaya ödüyoruz, unutmuşuz..
  • artık “gevende” dinlemeyi bilmiyorlar.
  • “muhabbet doyulmaz bir pınar imiş”..
  • yok böyle bir şehir..

kendime not 1: daha sık yap bunu.
kendime not 2: fotoğraf makinesini unutmasana.

yaz

yol

şöyle oldu;

12-13 haziran : istanbul / bursa
3-4 temmuz : istanbul
10-11 temmuz: istanbul
17-31 temmuz: bursa / antalya (olimpos) / balıkesir (erdek)
8 ağustos: mersin (büyükeceli)
14 ağustos: balıkesir (bandırma, susurluk, erdek)
21-22 ağustos: istanbul
27-30 ağustos: balıkesir (ayvalık / cunda)
8-12 eylül : bursa

e güzel de olmuş tabi, zor da olsa. tuhaf bir yazdın 2010 yazı, bir acayip geçiverdin.

kendime not: şu yola “+1” verme mevzusunu bi tekrar değerlendir.

kapkara

insanlığın tamamı bu kadar kötülüğü daha ne kadar kaldırabilir ki? insanlığın tamamı nasıl bu kadar kötülüğün bedeni haline dönüşebiliyor ki? israil askerleri, sivil yardım gemisinde insanları öldürüyor. karşı çıkan aklını yitirmiş birileri, daha fazla kan istiyor. pkk, iskenderun’da genç çocukları öldürüyor. katil’in biri serbest bırakılıyor. bir genç işkence’de öldürülüyor, “öldürülmemiş” gibi göstermek için her şey yapılıyor. hala okyanusa petrol sızıyor, sızmak da değil işgal sanki… vicdanları ele geçiren bir karanlık misali… madencileri yutan, “kader”(!) gibi, karanlık.. etrafına ve dokunduğu her yere ölüm taşıyan… yüzyıllarca etkisinde kurtulmanın mümkün olmadığı bir felaket.

insanın zulmüne dayanmaz yürek

“Some choices we live not only once but a thousand times over, remembering them for the rest of our lives.” Richard Bach

(bir önceki yazının üstüne iyi geldi… gözün kör olsun bach!)

(via nothingleftatall)

seç seç seç seç

choose

Neo: Choice, the problem is choice. (The Matrix Reloaded)

artık klişe olsa da anlamlı hala sartre’ın sözü: “her seçiş bir vazgeçiştir”. seçmek zordur, karar vermek de zor. akıl ile işin içinden çıkmak kimi zaman daha zor. o zaman çok da determinist olmamak gerekiyor, “go with the flow”.. ya da “gelişine vole” diyoruz biz.. ama iradesini rüzgara teslim eden yaprağın hikayesi de değil tabi bu..

neyse, onu diyordum; bir sürü fikir-hedef ile donanmış; zaman ile kuşatılmış bir halde bir süre daha ankara’dayım. dünyanın başka yerlerinde beni bekleyenlerin hepsine; biraz daha bekleyin.. :)

son sürat hayat…

iş, güç, ders, aikido, yorgunluk, odtü, toplantı, uykusuzluk, vanilyalı tütün, cep telefonu, taksi, takım elbise, ulusal kongre, george winston (december), akademi, tokalaşma, yemek, 1. hafifleme, toplantı, sosyal bilimler, politika, odtü mezunları derneği, yeni yıl, pipo, toplantı, john holloway, “kamusallık yeniden”, tekel işçileri, öğrenme, taksi, sınav, kokteyl, 2. hafifleme, seçim, ddp, toplantı, çalışma, taksi, bilgisayar mühendisleri, eylem, inat, tembellik, ödev, eylem.. ihmaller, unutulanlar, kızağa çekilenler, planlar, fikirler, sevinçler, kızgınlıklar, kahkalar.. tbc…

ve algılanamayan zaman..

“biraz yavaş arkadaş..” :)