December 2011
1 post
Gerçeğe sahip çık!
çünkü “gerçek devrimcidir”*.
*Fidel Castro
June 2011
2 posts
ağır çekim
“Hızla irtifa kaybediyoruz, ağırlıklardan kurtulmamız lazım!”
December 2010
1 post
i fought in a war
i fought in a war, and i didn’t know where it would end it stretched before me infinitely, i couldn’t really think of the day beyond now, keep your head down pal there’s trouble plenty in this hour, this day i can’t see hope i can’t see light
belle & sebastian
October 2010
2 posts
eskişehir notları
(09.03.2009)
eskişehir güzel bir şehir.
barlar sokağı çok güzel olmuş. öğrenciler içmekten ders çalışamıyorlar bence.
kitle değişmiş, bol hipster var. ve erasmus öğrencisi.
pino hala dünyanın en iyi hamburgerini yapıyor.!
yeşil taş fırın’a enflasyon işlemiyor. 2,25’e tavuk döner mi olur?
ledli pano satan şirket iyi pazarlama yapmış, bissürü dükkanda var.
insancıl bahçe...
yaz
şöyle oldu;
12-13 haziran : istanbul / bursa 3-4 temmuz : istanbul 10-11 temmuz: istanbul 17-31 temmuz: bursa / antalya (olimpos) / balıkesir (erdek) 8 ağustos: mersin (büyükeceli) 14 ağustos: balıkesir (bandırma, susurluk, erdek) 21-22 ağustos: istanbul 27-30 ağustos: balıkesir (ayvalık / cunda) 8-12 eylül : bursa
e güzel de olmuş tabi, zor da olsa. tuhaf bir yazdın 2010 yazı,...
May 2010
1 post
kapkara
insanlığın tamamı bu kadar kötülüğü daha ne kadar kaldırabilir ki? insanlığın tamamı nasıl bu kadar kötülüğün bedeni haline dönüşebiliyor ki? israil askerleri, sivil yardım gemisinde insanları öldürüyor. karşı çıkan aklını yitirmiş birileri, daha fazla kan istiyor. pkk, iskenderun’da genç çocukları öldürüyor. katil’in biri serbest bırakılıyor. bir genç işkence’de öldürülüyor,...
April 2010
2 posts
“Some choices we live not only once but a thousand times over, remembering them...
– (via nothingleftatall)
2 tags
seç seç seç seç
Neo: Choice, the problem is choice. (The Matrix Reloaded)
artık klişe olsa da anlamlı hala sartre’ın sözü: “her seçiş bir vazgeçiştir”. seçmek zordur, karar vermek de zor. akıl ile işin içinden çıkmak kimi zaman daha zor. o zaman çok da determinist olmamak gerekiyor, “go with the flow”.. ya da “gelişine vole” diyoruz biz.. ama iradesini rüzgara teslim...
January 2010
1 post
1 tag
son sürat hayat...
iş, güç, ders, aikido, yorgunluk, odtü, toplantı, uykusuzluk, vanilyalı tütün, cep telefonu, taksi, takım elbise, ulusal kongre, george winston (december), akademi, tokalaşma, yemek, 1. hafifleme, toplantı, sosyal bilimler, politika, odtü mezunları derneği, yeni yıl, pipo, toplantı, john holloway, “kamusallık yeniden”, tekel işçileri, öğrenme, taksi, sınav, kokteyl, 2. hafifleme,...
November 2009
3 posts
2 tags
iii. ulus seferi
bir fırsat daha bulup, iii. ulus seferi’ni düzenledik. bu sefer hem yoldaş hem rehber olan usta gazeteci, fotoğrafçı, yazar ve ulus tarihçisi mete abi ile.. sayesinde müthiş bir gezi oldu. rotamız şöyleydi; ulus meydan, eski başbakanlık binası, julianius sütunu, akman pastanesi, roma hamamı, hacı bayram veli cami’si, sulu han, çıkrıkçılar yokuşu, antikacılar çarşısı, çengelhan...
1 tag
kernel panic
ey bitmek tükenmek bitmez enerjileriyle her gün oradan oraya koşturan modern zamanın abide modelleri! hayranınızım. nasıl stable bir sistemdir ki o “run time error”suz, “blue screen”lerden azade? nasıl bir “self-motivation”? hiç mi “bug” yok bi yerlerde? hiç mi “patch”a gerek yok? en son ne zaman “system down for...
3 tags
yeni muhalefet
küresel eylem grubu, barış ve adalet koalisyonu ve bunların öncülüğünde başlayan barışarock, yüzde52, genç siviller, direnistanbul, anarşistler, lambdaistanbul, kaosgl, feministler, sansüre-sansür, iç-mihrak, flypropaganda, bandista, graffitiler ve diğerleri… bence bunların hepsi, başta söylemleri artık insanlara dokunamayan ağır kırmızı tonlu devrimci sol olmak üzere eski muhalif...
October 2009
1 post
barışın dili
son günlerde dehşet ve ibretle izliyoruz ki, her türk’ün içinde yaşayan asker uyanmış, damarlarda akan asil kanın debisi fırlamış, dile vurmuş. bir dil ki, savaştan, ölümden, militarizmden kemik edinmiş kendine, ağızlarda hep aynı ritimde devinmekte. yazık.. işte bu noktada, silahsız, kansız inşa edilecek barışın o kırılgan diline, o fısıltılara o kadar ihtiyaç var ki. tüm hiddet ve öfkeye öylece...
September 2009
4 posts
2 tags
repolitization?
yılların “apolitik gençliği”, 11 eylül, afganistan, ekonomik kriz, ırak, akp, irtica, ergenekon, kürt açılımı, ermeni meselesi derken politize mi oluyor yoksa? artık “kapitalizm” derken sesini alçatmıyor, “marx” derken etrafı kolaçan etmiyor mu yoksa? ve bu çarpık/geç politizasyonun eseri olarak; sığ, bilgi yoksunu, nirengisiz argümanlarla, kıra döke yürütülen...
2 tags
bill hicks
“today a young man on acid realised that all matter is merely energy condensed to a slow vibration, that we are all one consciousness experiencing itself subjectively. there is no such thing as death, life is only a dream and we’re the imagination of ourselves..” (youtube‘dan)
izlemek gerek.. zeki ve eğlenceli…
2 tags
savaş tanrısı
son zamanlarda izlemiş olduğum en başarılı filmlerden “lord of war” şu bilgiyle kapanıyor:
“amerika birleşik devletleri, ingiltere, rusya, fransa ve çin dünyanın en çok silah üreten ilk 5 ülkesidir. Bu ülkeler aynı zamanda birleşmiş milletler güvenlik konseyinin 5 daimi üyesidir.”
nasıl bir oyunun içindeyiz lan biz?
bugün dünyadaki bütün şiddet olaylarını,...
2 tags
başlatma ulan
sayın microsoft windows xp otomatik güncelleştirmeler müdürlüğüne,
yahu kardeşim, “daha sonra yeniden başlat” diyorsam, bunu ikimiz de aynı şekilde anlamalıyız. zırt pırt “daha sonra oldu mu? başlatim mi?” kabilinden tacizler bıktırdı usandırdı yeminlen. bi söz dinle ya, daha sonra dediysek daha sonra di mi? bi işimiz var belli ki. niye durup dururken sinir stres...
August 2009
3 posts
olmazlar
yahu bir sürü fikrim var “bi ara şunu yapayım, bunu halledeyim, şunu halledeyim” dediğim ama bir türlü hayata geçiremiyorum! hani nerde %100 düşünce gücü? peh..
1 tag
aslan adam!
olasılıksız’dan ([1] [2]) sonra adam fawer‘ın türkçe’ye çevrilmiş ikinci kitabı empati‘yi de büyük bir keyifle ve üstün performans (~45 s/g) göstererek okudum. olasılıksız’dan daha fazla etkilenmiştim ama empati de gayet başarılı bir kitap. felsefe ve bilimi, sürükleyici bir hikayeyle zekice birleştirip çok güzel eserler veriyor adam fawer. aklımın boşluklarını...
2 tags
tatil canavarı
tatil güzel bişey. tembellik hakkını yılın belli bir döneminde sıkıştırılmış olarak kullanmak her zaman güzeldir. bir de güzel yerlerde kullanınca bu hakkı; olimpos, akdeniz, kelebekler vadisi.. ve artık şüphem yok ki, “bir memleket gibidir gemi”.. ayrıca avusturalya’ya, italya’ya, lübnan’a, hawaii’ye ve demre’ye selam olsun! :)
July 2009
3 posts
2002
yürüyen birini görsen ne zamandır yürüdüğünü nereden, nereye gittiğini bilemezsin ya.. o da bilemez
1 tag
June 2009
1 post
5 yer 5 yorum
- erzincan: yıkıla-yapıla pek düzenli bir şehir olmuş..
- erzurum: aslında pek çok karakteristiği olan bir şehir; oltu taşı, cağ kebabı, kıtlama şekeri, ehram.. tarihi, palandöken’i ve üniversitesi de var.. doğu anadolu’nun en büyük ve çirkin şehri..
- tokat: hayat var! kültürü, doğası, yerleşimiyle şirin bir il.. ilçeleri de güzel gibiydi.. hele bir ballıca mağarası var ki, gidişi...
May 2009
2 posts
5 performans 5 yorum..
siya siyabend: ilk olarak 2004 yılında ilk barışarock’ta dinlediğimde şok olmuştum, bi bizon murat kaldı o tayfadan galiba.. ama siya siyabend, ruhu yeter.. bazen doğaçlamalar alıp başını gidiyor; “ne kafası buuu?” :)
erkan oğur & ismail hakkı demircioğlu: müthiş bir uyum. türkiye’de bir barda sigara içmeyi yasaklayacak, sessizliği sağlayabilecek yegane insandır...
ne öğrendik?
gecenin bir yarısı kocaman kupayla kahve içmeyeceksin. ödev bitti, masaüstünü bile temizledim. incebelli’de denemeli bir dahaki sefere..
March 2009
5 posts
1 tag
su uyur hayat durmaz
“amaaaa….” dedirtiyor bazen hayat bana. kendimi crimsonland‘de gibi hissediyorum, sürekli bir mücadele hali. bunun algıyla alakalı olduğunu düşünüyorum, fakat bu algıyı şekillendiren de hayat değil mi?
yani? bırakın uyayım yahu!
notlar 2
bunu bu kadar alışkanlık haline getireceğimi zannetmiyordum ama kim oynuyor yahu zamanın ayarıyla? bi durun ya..
- majid majidi‘yi görsem gözlerinden öpecem, son filmi bir harika!
- keoma hala en favori western filmim.
- mırra içerken fincanı asla bi yere koymayın, nedenini nasılını bilmiyorum ama iyi bişi değil, bırakın başkası koysun.
- klasik gitarima tel aldım, akord ettim. bi dahaki...
1 tag
notlar 1
klasik blog sendromuna düşmüşüz. hemen notlarımızı sanal evrenin sonsuzluğuna salalım:
- istanbul’a yağmurlu havalarda ve sevgililer gününde gidilmeye. gidilince beşiktaşta köy kahvaltısı yapıla!
- ılgaz dağı gezilesi görülesi yerler listesine eklene.. (liste kabara kabara kabara..)
- 7 pink floydlar 2 prenses bulunan her fırsatta dinlene. 27 Şubat’da dib sahne‘de (ki...
February 2009
2 posts
cem, erkin, barış, fikret, cahit...
konya’ya gittik geldik. hiç bişi göremedik. fotoğraf da yok. geçelim.
1 şubat barış manço’nun, 8 şubat cem karaca’nın ölüm yıldönümü. barış manço ve fikret kızılok’u hiç canlı dinleyemedim. cem karaca’yı bir kez dinledim. yazılıkaya’da çok güzel bir atmosferde. ilk barışarock’ta pazar gecesi cem karaca’yı beklemeden ayrılışım en büyük...
January 2009
6 posts
3 tags
2 tags
sınav & müzik
bir söylentiye göre, sınavlar öncesi muammer ketencoglu, sınav öncesi sabahlama gecelerinde yunus dişkaya, sınavlar sonrası da müslüm gürses iyi gidiyormuş. ben de buna uyuyorum. başkaca da müzik dinlemiyorum. protesto ediyorum bizi başka müzik dinleyememeye mahkum eden yoğunluğu ve sebeplerini (hayat enerjisi, motivasyon, düşünsel alt yapı, cesaret, otorite ve evrim bağlamında).
“bu...
1 tag
reppp
replikas sen ne güzel grupsun. zerre ne güzel albüm. zerre, bozuk düzen, ruh-feza ne güzel şarkılar. ama nefes’in ses sistemi.. ama ankara izleyicisi.. peyote’de izleyim bi ara.
“bildiğim yok koca evrende gündüz biter başlar gece mutluluk ve ölümle” (bugün varım yarın yokum / zerre - 3)
2 tags
2 tags
yeni köfteci
her yeni yıla girerken, istiyorum ki uzay-zaman sürekliliğinde bir kırılma olsun. bir anda bişeyler dramatik bir biçimde değişsin. ama olmuyor. yoksa oluyor mu? hmm.
o değil de köfteci yusuf neymiş yaa? hayatımda o köfteden başka bişiyi 1,5 porsiyon yediğimi hatırlamıyorum (“iki 3, bir 3,5” siparişini duyunca içimden bir “oha” çekmedim değil). ya kaymaklı ekmek kadayıfı?...
December 2008
5 posts
1 tag
d=w/t*
inet-tr, isc-turkey, taosd‘den sonra biraz dinlenmek fena olmazdı aslında. nedir ki yetişmesi gereken bir proje-sunum ve salı günü de bir sınav var. ahoy ahoyy!
*(w: iş, t: zaman)
diyalektik?
şöyle bişey iddia edebilir miyiz, biraz da mühendis olarak; evrendeki her artı değerin ekside de bir potansiyel karşılığı vardır. o yüzden gördüğünüz her güzelliğe, aynı zamanda onun kadar kötüsünün de var olabileceğini de görmüş olduğunuz için, üzülebilirsiniz.
bence üzülmeliyiz. ilgili olarak merhamet, vicdan, suç kavramları üzerine bir güzelleme olan reis bey‘i (google video) de es...
1 tag
insan(e)
“insan tuhaf ne hoyrat ne şaheser ve nasıl ilkel hayret”
insan neler yapabiliyor.. izliyorum.. gördükçe üzülüyorum, gördükçe seviniyorum…
2 tags
let it be
screenletler harika şeylermiş hele web widget ve app entegrasonuyla beraber… takdir ettim.
sonra elmasepeti‘nin ofisi de pek şık, pek güzelmiş. internete fotoğraflarını koymalarını önerdim. korlarsa link veririm. yine de twitter‘dan takip edilebilir durumları…
2 tags
kayseri
kayseri güzel yermiş. sanatsal, kültürel ve sosyal alanda da gelişebilirse, cillop gibi şehir olur. şahsıma iki gün boyunca, aslında çok da uzun olmayan saçlarımdan dolayı, “satanist”, “rockcı”, “anarşist” yakıştırmaları yapıldı. yine de dostane bir ilişkimiz oldu yerel halkla. bi tek erciyes’e çıkarmama konusunda el birliği etmişçesine mücadele...
November 2008
4 posts
dert
yüksek lisans iyi de, sınavlar olmasaydı of off… ooof.. hele hele yaar..
1 tag
keşf
last.fm beni post-rock manyağı yaptı. ama sayesinde iki güzel grup keşfettim: yndi halda ve no-man. bir de farid farjad ile geç tanışmam var ki.. müzikal doygunluğun doruklarındayım gayri, hüzün ve huzurla beraber. seni seviyorum last.fm ama pandora‘yı da özlemedim değil.
1 tag
ikametgah
adres nakil olayı bela bişeymiş, öğrendim. adres kayıt sistemi diye bişey varmış, 20 gün içinde değişiklik bildirmediğin takdirde cezaya tabi imiş. sistemin dışına çıkasım var. george orwell‘in yüzünden bütün bunlar. :)