pek kişisel dışavurum mecrası...

son günlerde dehşet ve ibretle izliyoruz ki, her türk’ün içinde yaşayan asker uyanmış, damarlarda akan asil kanın debisi fırlamış, dile vurmuş. bir dil ki, savaştan, ölümden, militarizmden kemik edinmiş kendine, ağızlarda hep aynı ritimde devinmekte. yazık.. işte bu noktada, silahsız, kansız inşa edilecek barışın o kırılgan diline, o fısıltılara o kadar ihtiyaç var ki. tüm hiddet ve öfkeye öylece bağlanmış sözcüklere rağmen, hepsinin yankılarını soğurabilecek, buzlarını eritebilecek bir dil. bütün aklıselimlerin şimdi konuşması gerek; tane tane, ağır ağır.. bir topluma yıllardır unuttuğu bu dili, tekrar öğretmek için.

2 years ago