pek kişisel dışavurum mecrası...

her yeni yıla girerken, istiyorum ki uzay-zaman sürekliliğinde bir kırılma olsun. bir anda bişeyler dramatik bir biçimde değişsin. ama olmuyor. yoksa oluyor mu? hmm.

o değil de köfteci yusuf neymiş yaa? hayatımda o köfteden başka bişiyi 1,5 porsiyon yediğimi hatırlamıyorum (“iki 3, bir 3,5” siparişini duyunca içimden bir “oha” çekmedim değil). ya kaymaklı ekmek kadayıfı? of o nasıl bişeydi ya?
gidin, yiyin..

3 years ago